|
Tuzlu Kahve |
|
|
 |
 |
Okunma |
|
163 |
Kiza bir partide rastlamisti.. Harika birseydi. O gün pesinde o kadar
delikanli vardi ki.. Partinin sonunda kizi kahve içmeye davet etti.
Kiz parti boyu dikkatini çekmeyen oglanin davetine sasirdi, ama tam bir
kibarlik gösterisi yaparak kabul etti. Hemen kösedeki sirin kafeye
oturdular. Delikanli öyle heyecanliydi ki, kalbinin çarpmasindan
konusamiyordu. Onun bu hali kizin da huzurunu kaçirdi.. "Ben artik
gideyim" demeye hazirlanirken, delikanli birden garsonu çagirdi..
"Bana biraz tuz getirir misiniz" dedi.. "Kahveme koymak için.."
Yan masalardan bile saskin yüzler delikanliya bakti..
Kahveye tuz!..
Delikanli kipkirmizi oldu utançtan, ama tuzu kahvesine döktü ve içmeye
basladi. Kiz, merakla "Garip bir agiz tadiniz var" dedi..
Delikanli anlatti:
"Çocukken deniz kenarinda yasardik. Hep deniz kenarinda ve denizde
oynardim. Denizin tuzlu suyunun tadi agzimdan hiç eksilmedi. Bu tatla
büyüdüm ben.. Bu tadi çok sevdim. Kahveme tuz koymam bundan. Ne zaman o
tuzlu tadi dilimde hissetsem, çocuklugumu, deniz kenarindaki evimizi ve
mutlu ailemi hatirliyorum. . Annemle babam hala o deniz kenarinda
oturuyorlar.. Onlari ve evimi öyle özlüyorum ki.."
Bunlari söylerken gözleri nemlenmisti delikanlinin.. Kiz dinlediklerinden çok duygulanmisti.
Içini bu kadar samimi döken, evini, ailesini bu kadar özleyen bir adam,
evi, aileyi seven biri olmaliydi. Evini düsünen, evini arayan, evini
sakinan biri.. Ev duyusu olan biri..
Kiz da konusmaya basladi.. Onun da evi uzaklardaydi.. Çocuklugu gibi..
O da ailesini anlatti. Çok sirin bir sohbet olmustu.. Tatli ve sicak..
Ve de bu sohbet öykümüzün harikulade güzel baslangici olmustu tabii..
Bulusmaya devam ettiler ve her güzel öyküde oldugu gibi, prenses,
prensle evlendi. Ve de sonuna kadar çok mutlu yasadilar. Prenses ne
zaman kahve yapsa prensine içine bir kasik tuz koydu, hayat boyu.. Onun
böyle sevdigini biliyordu çünkü.. 40 yil sonra, adam dünyaya veda etti.
"Ölümümden sonra aç" diye bir mektup birakmisti sevgili karisina.. Söyle diyordu, satirlarinda..
"Sevgilim, bir tanem..
Lütfen beni affet. Bütün hayatimizi bir yalan üzerine kurdugum için
beni affet. Sana hayatimda bir tek kere yalan söyledim.. Tuzlu
kahvede.. Ilk bulustugumuz günü hatirliyor musun?.Öyle heyecanli ve
gergindim ki, seker diyecekken 'Tuz' çikti agzimdan.. Sen ve herkes
bana bakarken, degistirmeye o kadar utandim ki, yalanla devam ettim. Bu
yalanin bizim iliskimizin temeli olacagi hiç aklima gelmemisti. Sana
gerçegi anlatmayi defalarca düsündüm. Ama her defasinda korkudan
vazgeçtim.
Simdi ölüyorum ve artik korkmam için hiçbir sebep yok.. Iste gerçek..
Ben tuzlu kahve sevmem. O garip ve rezil bir tat.. Ama seni tanidigim
andan itibaren bu rezil kahveyi içtim. Hem de zerre pismanlik duymadan.
Seninle olmak hayatimin en büyük mutlulugu idi ve ben bu mutlulugu
tuzlu kahveye borçluydum. Dünyaya bir daha gelsem, herseyi yeniden
yasamak, seni yeniden tanimak ve bütün hayatimi yeniden seninle
geçirmek isterim, ikinci bir hayat boyu daha tuzlu kahve içmek zorunda
kalsam da.."
Yasli kadinin gözyaslari mektubu sirilsiklam islatti.
Lafi açildiginda birgün biri, kadina "Tuzlu kahve nasil bir sey" diye soracak oldu..
Gözleri nemlendi kadinin..
"Çok tatli!.." dedi..
|
Yorumlar |

|
|