İngiliz Ulusal Arşivi tarafından
açıklanan belgelere göre ABD ve İngiltere, son ana kadar İran’da İslam
devriminin yaklaşmakta olduğunu analiz edememiş.
İngiltere’nin Tahran Büyükelçisi Parsons, devrimden birkaç ay önce
"Camideki molla, şah rejimi için tehdit değil" diye kripto yazmış.
İngiltere’nin ABD Büyükelçisi ise "Washington da aynı görüşte" diye
teyit etmiş.
YENİ açıklanan 1978 yılına ait resmi belgelere göre ABD ve İngiltere,
İran’da İslam devriminin gelişini görememiş. Belgelerde, dönemin
İngiltere’nin Tahran Büyükelçisi Sir Anthony Parsons, "Dini liderler,
Batı kültürünün adaptasyonu sonrasında geleneksel İslami ve İran
değerlerinin yok edildiğine dair gürültü koparıyor. Bu konjonktürün,
hali hazırdaki şah rejimine bir tehdit oluşturduğuna inanmıyorum"
diyor. İngiltere’nin ABD Büyükelçisi Peter Jay ise Washington’ın da bu
görüşte olduğunu belirtiyor. Ancak elçilerin giderek Şah’a olan
güvenlerinin azaldığı dikkat çekiyor.
İngiltere yasalarına göre, 30 yıl geçtikten sonra Londra’daki Ulusal
Arşiv tarafından açıklanması zorunlu olan belgelerde yer alan resmi
yazışmalarda Batılı ülkelerin görüşleri devrime yaklaşan süreçte şöyle
biçimleniyor:
Pehlevi devrilmez
10 Mayıs 1978- Parsons, Londra’ya yazdığı mektupta, İran şahının
devrilmesi yolunda ciddi bir risk olduğuna inanmadığını söylüyor ve
dini liderlerin etkisini yok sayıyor: "Dini liderler, Batı kültürünün
adaptasyonu sonrasında geleneksel İslami ve İran değerlerinin yok
edildiğine dair gürültü koparıyor. Bu konjonktürün, hali hazırdaki şah
rejimine bir tehdit oluşturduğuna inanmıyorum."
29 Ağustos - Yine İngiltere’nin Tahran büyükelçiliğinden Londra’daki
dışişleri bakanlığına: "Görünürde belirli bir alternatif bulunmadığı
için mollalar Pehlevi rejiminin devrilmesinde bir çıkar görmüyorlar."
8 Eylül - İngiltere’nin ABD Büyükelçisi Peter Jay de Londra’ya
gönderdiği bir mesajda ABD’nin de Şah’ın devrileceğini düşünmediğini
belirtiyor.
24 Ekim - Zamanın İngiltere Başbakanı James Callaghan, İran’da şiddet
olaylarının arttığı ve büyük şehirlerde sıkıyönetim uygulanmaya
başladığında, "Bu bağlamda Şah’ın fazla şansı olduğunu sanmıyorum" diye
rapor yazıyor.
Oğluna devretsin
5 Kasım - Tahran’daki İngiliz büyükelçiliği saldırıya uğruyor, ağır hasar meydana geliyor.
2 Aralık - Callaghan, ABD Başkanı Jimmy Carter’a yazdığı mektupta,
"Şah’ın iktidarda kalıp kalmayacağını tahmin etmek imkansız" diyor.
7 Aralık - Parsons, Londra’ya "Şah’ın kalıp kalamayacağını söylemek
giderek zorlaşıyor" diye yazıyor. Jimmy Carter birkaç gün sonra İngiliz
büyükelçi Jay’e, "Şah’ın iktidarda kalacağına inançlarının tam
olduğunu" söylüyor.
19 Aralık - Parsons belki de tek umudun Şah’ın iktidarı oğluna devrederek "anayasal monark" olarak kalması olduğunu söylüyor.
31 Aralık - İngiltere bütün vatandaşlarını İran’ı terk etmeye çağırıyor.
16 Ocak 1979 - Şah Rıza Pehlevi ülkeyi terkediyor.
İran’da evlilik öncesi seks
İran’da
yapılan bir araştırmada, evlilik yaşı giderek yükselirken evlilik
öncesinde seks oranının arttığı ortaya çıktı. Buna yaşları 19 ile 29
arasında değişen her dört erkekten biri evlilik öncesi cinsel ilişki
yaşıyor. İran’da evlilik öncesi seks ve kürtaj yasak.
Araştırmaya göre hükümet, evliliği İslam toplumun temel taşı olarak
kabul ediyor. Ancak işsizlik ve diğer ekonomik sıkıntılar yüzünden
evlilik yaşı erkeklerde 40, kadınlarda ise 35’e kadar yükseliyor.
Hükümet, evlilik yaşı olarak 29’u öneriyor. Ancak 29’un üzerinde 7
milyon bekarın olduğu belirtiliyor. İran Cumhurbaşkanı Mahmud
Ahmedinejad’ın gençler için "evlilik fonu" oluşturmasına rağmen evlilik
oranı 2005 yılında yüzde 1.2 oranında geriledi. Enflasyon, işsizlik ve
ağır başlık paraları yüzünden pekçok gencin dünya evine giremediğine
işaret ediliyor.
İranlı sosyolog Kasım İbrahimpur da "Kadın eğitimli ve bir geliri varsa, erkek baskısı altına girmek istemiyor" diyor.