|
Tasin Biraktigi iz |
|
|
 |
 |
Okunma |
|
197 |
Genç bir yönetici, yeni jaguarı içinde kurulmuş, biraz da hızlıca, bir
mahalleden geçiyordu. Park etmiş arabaların arasından yola fırlayan bir
çocuk olabilir düşüncesiyle dikkatini daha çok yol kenarına vermişti.
Bir şeyin yola fırladıgını görünce hemen fren yaptı ama aracı durana
kadar geçen mesafede yola çocuk fırlamadı. Bunun yerine, yepyeni
arabasının yan kapısına büyükçe bir taş çarptı. Adam hızlıca gaza
yüklendi ve taşın fırlatıldıgı boşluga dogru geri gitti. Sinirlenmiş
olan genç adam arabasından fırladı ve taşı atan çocugu kaptıgı gibi
yakında park etmiş bir arabanın gövdesine sıkıştırdı. Bunu yaparken de
bagırıyordu;
''Sen ne yaptıgını sanıyorsun serseri? Bu yaptıgın ne demek oluyor? O
gördügün yepyeni ve pahalı bir araba ve attıgın o taşın mahvettigi yeri
düzelttirmek için kaportacıya bir sürü para ödemek zorunda kalacagım.
Neden yaptın bunu?''
Küçük çocuk üzgün ve suçlu bir tavır içindeydi.
''Lütfen amca, lütfen kızmayın. Ben çok üzgünüm ama başka ne
yapabilirdim , bilemedim. Taşı attım, çünkü işaret etmeme ragmen diger
arabalar durmadı. Çocuk, gözlerinden akan yaşları elinin tersiyle
silerek park etmiş bir aracın arkasına işaret etti. Abim orada.
Yokuştan aşagı yuvarlandı ve tekerlekli sandalyesinden düştü ve ben onu
kaldıramıyorum. Çocugun şimdi hıçkırıklardan omuzları sarsılıyordu ve
şaşkın adama sordu;
''Onu kaldırıp tekerlekli sandalyesine oturtmama yardım edebilir
misiniz? Sanırım abim yaralandı ve benim için çok agır.'' Genç yönetici
ne diyecegini bilemez halde bogazındaki dügümden yutkunarak kurtulmaya
çalıştı. Yerde yatan sakat çocugu kaldırıp tekerlekli sandalyesine
oturttu, cebinden temiz ve ütülü mendilini çıkarıp, çeşitli yerlerinde
oluşmuş ve kanayan yara ve sıyrıkları dikkatlice silmeye çalıştı.
Birşeyler söyleyemeyecek kadar duygulanmış olan genç adam, abisinin
tekerlekli sandalyesini iterek yavaş yavaş uzaklaşan çocugun ardından
bakakaldı. Jaguar marka arabasına geri dönüşü yavaş yavaş oldu ve yol
ona çok uzun geldi. Arabanın yan kapısında taşın bıraktıgı iz derin ve
net görülür şekildeydi ama adam orayı hiç bir zaman tamir ettirmedi.
Oradaki izi, şu mesajı unutmamak için sakladı:
Hiç bir zaman yaşamın içinden, seni durdurmak ve dikkatini çekmek için
birilerinin taş atmasına mecbur kalacagı kadar hızlı geçme. Tanrı
ruhumuza fısıldar ve kalbimizle konuşur. Bazen ,onu dinlemek için
vaktimiz olmuyorsa, bize taş fırlatmak zorunda kalır. Fısıltıyı dinle
veya taşı bekle. Seçim senin...
|
Yorumlar |

|
|