2000 yılının 15 kasımında tanışmışlardı.Bir pazar günüydü ve ikisininde tanıdığı arkadaşlarının dogum günüydü.
Parti boyunca gözlerini bu güzel kızdan alamamıştı delikanlı.
daha sonralarıda buluşup sinemaya falan gidiyorlardı.
Arkadaşlarının sayesinde her hafta sonu dünyalar tatlısı bu güzel kızı görme şansı oluyordu genç delikanlının.
Bir hafta sonu bütün cesaretini toplayıp ona karşı boş olmadığını ve
ondan çok hoşlandığını söyledi ama beklediği cevabı alamamıştı
delikanlı Üzülmüştü. Genç kız ise ne evet bende senden hoşlandım diyor
nede ben yalnız degilim hayatımda başka birisi var diyordu hep kaçamak
cevaplar vererek delikanlıyı her geçen gün biraz daha kendine
baglıyordu.
Bu böyle sürüp gitti tam 5 ay 15gün boyunca genç delikanlı bu güzel
kızla birlikte olabilmek için herşeyi yapmıştı her yolu denemişti
Bir gece genç kızın oturduğu sokağa gelip yola "SENİ SEVİYORUM"
yazmıştı.Böyle bir çok gecede uyumayıp gençkızın oturduğu evin önündeki
merdivene yolda bahçelerden kopardığı kırmızı gülleri bırakıyordu.14
şubat sevgililer gününü beraber geçirmeyi çok istiyordu ama olmamıştı
yinede genç kıza aldığı hediyeleri ulaştırmasını bilmişti delikanlı.1
nisan şakası yapmak için matbaacı bir arkadaşından yardım istedi ve tam
tamına 3100 adet beyaz renkli kartvizit aldı arkadaşından hemen eve
döndü ve kendi el yazısıyla hepsine önlü arkalı "SENİ SEVİYORUM"
yazmıştı
3 gece hiç uyumadan yapmıştı bütün bunları 31martı 1nisana baglayan
gecede saat 04:25 te genç kızın oturduğu sokağın başından sonuna kadar
bu kartvizitleri yola saçtı karanlıkta sokak bembeyazdı ve hepsinin
üzerinde kırmızı kalemle "SENİ SEVİYORUM" yazıyordu.Ve evin hemen
karşısındaki direğin dibine çöktü delikanlı
güneşin doğuşunu bekliyordu sabah onu görmeyi çok istiyordu.
Çünkü onu her gördüğü günü büyük bir bahtiyarlıkla geçiyordu genç
delikanlının.Sabah dünyalar tatlısı bu gençkız işe gitmek için kapıyı
açtığında gördüklerine inanamıyordu şaşırmıştı hemde çok şaşırmıştı
birazda utanmıştı.
Ve hemen evden çıktı merdivendeki kırmızı gülleri ve 3-5 tanede
kartviziti aldı yanına durağa geldiğinde delikanlının arkasından durağa
geldiğini fark etti.Gözleriyle sanki birşeyler anlatmak istercesine
bakmıştı delikanlıya
Ve bundan tam 1ay sonra bir pazartesi günü gençkızın çalıştığı
fabrikaya gitmişti delikanlı.İkisininde ortak arkadaşlarının olması
harikaydı delikanlı için çalıştığı fabrikaya bile gidebiliyordu onu
görmek için akşam iş çıkışında bir yerlere gidip konuşmak istemişti
gençkızla.Ama mesai kalacaklarını söyledigençkız
Delikanlı ise bunun üzerine arkadaşlarının arasında herkes oradayken
genç kızın gözlerine bakarak: Daha ne yapmalıyım bilmiyorum.Ben seni
bildim bileli ne ben beni buldum kendimde nede kendim beni buldu bende
seviyorum seni işte elimde değil aklım olmaz desede kalbime söz
geçmiyor sendende vazgeçilmiyor" demişti
İşte delikanlının 5ay15gündür beklediği an bu andı genç kızda
delikanlının gözlerine bakarak: "beni sevdiğini biliyorum ve sanırım
bende seni seviyorum" diyerek ellerini tuttu delikanlının
Ve o günden sonra harika bir birliktelik yaşadılar aşkları çok büyüktü hergün her an beraber olmak istiyorlardı.
askerliğine çok azbir zaman kalmıştı delikanlının 5agustos cumartesi
akşamı bir arkadaşlarının düğününde genç kız herşeyin bittiğini
söylemişti:" böyle olsun istemezdim ama mecburuz devam edersek ikimizde
acı çekicez sen çok iyi birisin inşallah mutlu olursun seni seviyorum
ama ayrılmalıyız seninle çok iyi bir dost olabiliriz. Beni ne zaman
istersen arayabilirsin buluşur sohbet ederiz ama iki arkadaş olarak"
genç kız sözlerini tamamladıktan sonra delikanlı hala susuyordu ne
söylemesi gerektiğini düşünüyordu belkide hiç beklemediği bir
konuşmaydı sevdiğinin söyledikleri.Aglamaklı bir sesle söze başladı:
"öncelikle sana çok teşekkür ederim herşey için gitmeden önce son bir
defa sarılmak isterim eger hayatında birgün tekrar bana ihtiyacın
olursa kalbimde her zaman senin için yer var sakın unutma" genç kız
mutlu bir birliktelik yaşarken yüzüstü bırakmak zorunda kaldığım birine
asla geri dönmem diyerek cevapladı devam etti delikanlı:" Arkadaş
olmamıza gelince
bir zamanlar köyün birinde yaşlı hasta bir adam varmış ve bu adamın günlük kazandığı para o güne anca yetiyormuş.
yine böyle birgün akşam evine dönerken yolunun üzerindeki kuyunun
kenarında oturmuş dinlenmek için tam bu esnada kuyudan bi yılan çıkmış
adam biraz korkmuş ama yılanın ona bir zarar vermiyeceğini anlamış
yılan aslında bir bilgeymiş ve adamın durumunu bilmekteymiş.Adama
2altın lira vermiş ve demişki başın ne zaman sıkışırsa gel ben sana
yardım ederim adam altınları alıp tamam gelirim diyerek altınları
bozdurmuş ve o gün çok güzel yemekler yiyerek iyi giyinerek ilaçlarını
alarak evine dönmüş.
adamın başı ne zaman sıkışsa hep kuyuya gidermiş yılan dostunun yanına
bu böyle sürüp gitmiş taki adam hastalanıp yatağa düşene kadar.Yaşlı
adamın birde küçük 13-14 yaşlarında oğlu varmış adam oğlunu çağırmış ve
kuyuyu tarif etmiş git kuyunun başına ve yılan kardeş yılan kardeş diye
seslen korkma yılan sana bir zarar vermez o benim dostum benim
gönderdiğimi söyle ve sana verdiği altınlarla evimize yiyecek ilaç alda
gel ben gidemiyorum demiş.
Çocukta babasının dediği gibi kuyuya gelmiş seslenmiş ve yılan çıkmış
çocuğa 2altın lira vermiş çocuk altınları almış ve kafasından hemen
kurnazlık geçmiş kuyunun içi altın dolu ben bu yılanı öldürürsem iner
altınların hepsini alırım diyerek başlamış yılanı taşlamaya yılan
kendini taşlardan korumaya çalışırken taşın biri yılanın kuyruğuna
isabet etmiş ve kuyruğu kopmuş yılanda can havliyle çocuğu ısırmış ve
çocuk oracıkta ölmüş.Aradan biraz zaman geçmiş ve yaşlı adam tekrar
gelmiş dostunun yanına olanlar için çok üzgünüm benim oğlan bir hata
yapmış ve cezasınıda bulmuş biz dostuz yılan kardeş demiş.Yılanda yaşlı
adama demişki bende bu kuyruk acısı sendede bu evlat acısı olduktan
sonra biz artık dost olamayız demiş.Genç delikanlı bunları anlattıktan
sonra daha sözünü bitirmeden genç kız "anladım seni çok iyi anladım "
demiş ve
delikanlıya sımsıkı sarılmış son defa.Delikanlı gözleri dolu dolu
gidişini seyretmiş genç kızın sokakta karanlığa karışmış genç kız
delikanlının gözünün önündeki hayali gözyaşlarına gözyaşlarıda
hıçkırıklarına karışmış...
Aradan yıllar geçti ve şu an o ayrılık kararının ne kadar doğru nekadar
isabetli bir karar olduğunu çok iyi anlıyorum.Devam etseydik bu kadar
tatlı bir hatıramız olmayacaktı.Birbirimizi kin öfke ve nefretle
anacaktık belkide
Herşeye rağman çok teşekkürler " BAHRİYE " HEP MUTLU OL BÜTÜN HAYATIN BOYUNCA.... TurkChat Sohbete girip Türk Arkadaslik Kanallarinda turkce sohbet etme imkani. Her dilden Avrupa sohbet amerika turk sohbet kanallari