|
Ölümün Tadı |
2002'nin Nisan ayıydı. Üniversite 2. sınıftaydım. Havalar hızla
düzeliyor, değişen havada içimiz coşkuyla doluyordu.. Oda
arkadaşlarımın sınıf arkadaşlarıyla pikniklere gidiyorduk. Kendim hiç
arkadaş edinemediğimden, onlarla olmaktan mutluluk duyuyordum.
Aralarında Cihan adında bir genç vardı ki...
Dünya iyisi, dünya tatlısıydı. Çok hoşlanmıştım ondan..
29 Mayıs 2002 günü oda arkadaşımın doğumgününü kutlamaya gittiğimizde
nihayet duygularını açıklamayı başarmış, uğraşlar sonunda bana aşık
olduğunu söyleyebilmişti.
Aslında onunla çıkmak değildi niyetim; bencilce beni sevmesini
istiyordum. Daha doğrusu, çıkarsak, kıymetim kalmaz, diye düşünüyor;
bana hep böyle tatlı tatlı baksa, diyordum.
Ama o kadar iyi niyetliydi ki, ona kanmam o kadar da zor olmadı..
Haziran ayının ortasında okullar tatile girmiş ve biz neredeyse(aynı
şehirde olmamıza rağmen) görüşememiştik. Çünkü çok kıskanç bir babam
vardı ve beni dışarı bile bırakmak istemiyordu..
Okullar tekrar açılıp geri döndüğümüzdeyse, o aşktan eser kalmamıştı.
En azından benim için.. Oysa beni hala çılgınca seviyordu.. 15-20
günlük bir görüşmeden sonra beni nasıl sevebilmişti bu kadar,
bilemiyorum..
Ona açıldım. Araya uzak mesafeli ayrılık girdiğinden, bu ayrılığın beni ondan soğuttuğundan bahsettim. Ağladı, ağladı...
"Yeter ki benden ayrılma, yanımda ol, sevmesen de razıyım." dedi.
Ağlamasına dayanamayıp kabul ettim. Birkaç defa daha aynı şey
tekrarlandı. Sonuç yine aynı..
Kör,topal 1,5 sene sürdü. Sonunda tahammülüm kalmamış, her şeyi, üzülüp ağlamasına rağmen bitirmiştim.
Ama bu da kar etmedi. Defalarca arayıp barışmak istedi. Ona son derece
değer veriyordum. Onu kıracağıma, dünyayı karşıma alabilirdim. Ama aşk
bu. Olmayınca olmuyordu.
Bu zamandan sonraki 1,5 yıl yolda her karşılaşmamızda arkasını dönüyor,
heyecanlı hareketlerle benden kaçıyordu. Selam da vermek istemiyordu.
Ama beni sevdiği gözlerinden, hareketlerinden okunuyordu. Oda
arkadaşlarımdan aldığım duyuma göre, beni unutması için çevresi, ona 2
kız bulmuş, fakat o beni unutamadığını söyleyerek onlardan ayrılmıştı.
.......
Bu arada ben de üniversite öğrenimimi tamamlamış, yüksek lisansa
başlamış; bulunduğum ilin bir ilçesinde Öğretim görevlisi olarak
kalmayı başarmıştım.
Bir sabah derse gitmek üzere otobüse yetişmek için koştuğumda, ONU
gördüğümü zannettim. Uyku sersemi olmama rağmen, hareketlerinin
heyecanından onun da beni gördüğünü ve bunca zaman sonra Hala
unutamadığını anladım.
Ama kim takar?.. Derse geç kalmak benim için ÖLÜMDÜ.
Keşke ölüm sadece derse geç kalmaktan ibaret olsaydı da, onu gördüğüm anın kıymetini bilseydim...
Ama keşkeler hiçbir şeyi geri getirmiyor..
Beni gördüğü gün, çok üzülmüş, arkadaşlarının yanına gidip çok
hastalandığını söylemiş.. Boğazı şişmiş veee.. bilincini kaybettikten
BİRKAÇ GÜN SONRA KOMAYA GİRMİŞTİ..
78 gününü komada geçirdikten sonra HAYATA GÖZLERİNİ YUMDU..
Ağlamak, bağırmak, çırpınmak insanları geri getirebilseydi, inanıyorum
ki, Cihan'ı Rabbim geri gönderirdi benim ağlamalarıma dayanamayıp.
Öleli 8 ay olmasına rağmen bir an için bile olsa, hayali gözlerimin
önünden gitmiyor.
Hiçbir işe yaramayacağını bilsem de, KEŞKE ONU ÜZMESEYDİM, onunla evlenseydimm..
Ama hak ettim ben böyle bir cezayı..
Şu an AŞKTAN o kadar korkuyorum ki...
 TurkChat Sohbete girip Türk Arkadaslik Kanallarinda turkce sohbet etme imkani. Her dilden Avrupa sohbet amerika turk sohbet kanallari
|
Yorumlar |

|
|