|
Seni seviyorum |
Genç kız hastalıgın pençesinde kıvranıyordu. Yaralı kalbi artık bu
dünyaya daha fazla dayanamamaya başlamıştı. Çok zengin olan ailesi tüm
gazetelere, kalp nakli için ilan vermişlerdi. Canını feda edecek birini
arıyorlardı. Genç kız ise hergün hastane odasında biraz daha
solmaktaydı. Yine yalnız odasında; gözü yaşlı, boynu bükük ölümü
bekliyordu. Gözlerini kapadı; bu küçük odada gözyaşı dökmekten
bıkmıştı. Yine de engel olamadı pınar gibi çaglayan gözyaşlarına.
Sevdigi geldi aklına; fakir ama onu çok seven sevgilisi. Hergün aynı
şeyleri düşünüyor, anıları bir film şeridi gibi gözünün önünden
geçiyordu.
''Param yok ama sana verebilecegim sevgi dolu bir kalbim var!'' demişti
delikanlı. Genç kız ise zaten başka birşey istemiyordu. Sevgiye muhtaç
biri, sevdiginin sevgisinden başka ne isteyebilirdi ki! Ama olmamıştı...
İşte, dünyalar kadar olan sevgilerinin arasına, o lanet olasıca para
girmeyi bilmiş, onları ayırmıştı. İşte paranın geçmedigi zamanlara
gelmişlerdi. Ne önemi vardı artık? Şu son günlerinde, sevdigi yanında
olsa yeterdi.
Ayrıldıklarından bu yana, bitmeyen, çile dolu beş yıl geçmişti. Her
günü zehir, her günü hüsran... Ama genç kız hep sevgisini yüreginde
taşımış, kalbini kimseyle paylaşmamıştı. Sevdigini düşündü işte o an.
Acaba o neler yapmıştı bu kadar sene boyunca. Kimbilir kiminle
evlenmiş, çoluk çocuga karışmıştı. Gözlerinden bir damla yaş daha
damladı kurumuş, bitmiş ellerine. Ellerine baktı; bir zamanlar
ellerinin, onun ellerini tuttugunu hayal edip, her gün saatlerce
ellerini seyrederdi. En çok saçlarının dökülmesine üzülüyordu. Çünkü
sevdigi öpmüş, koklamıştı onları. Her bir tanesi koptugunda, kalbine
bir ok daha saplanıyordu. kalbi yine sızlamaya başlamıştı. Belki
sevdigi yanında olsa,kalbi bu kadar yorulup veda etmezdi yaşama. Zaten
artık ölüm umrunda degildi genç kızın. tekrar o geldi aklına ''Keşke,
keşke yanımda olsa!'' dedi. Son bir kez elini tutsa yeterdi. Gözlerini
son bir kez öpse, rahatça ebediyen gözlerini kapatabilirdi o zaman.
Artık yaşamak istemiyordu bu dünyada. Ama sevdiginden bir hatıra
almadan ölmeyecegine and içmişti. Bu düşünceler içinde derinlide daldı.
Birden babası girdi odaya; kızına kalp nakli için bir gönüllü
bulduklarını müjdeleyecekti. Fakat genç kız çoktan uykuya dalmıştı.
O gece biri gözlerini dünyaya kapadı; genç kız ameliyata alındı.
Tekleyen ve görevini yerine getirmeyen kalbi degiştirilmişti. Bir hafta
sonra tekrar gözlerini açtı dünyaya genç kız. Ama dünya daha farklı
geldi ona. Sanki birşeyler eksikti. Aradan aylar geçmiş, genç kız artık
iyice iyileşmişti. Ama içindeki buruklugu bir türlü atamıyordu. Sevdigi
aklına geldiginde kalbi eskisinden daha da hızlı atıyordu. Bir kere,
bir kere görebilsem diye mırıldandı. Kalbi yine sızlamaya
başlamıştı.Yeni kalbi onu iyileştirmişti ama nedense hergece aniden
hızlanıyor, onu uykusundan uyandırıyor sanki yerinden çıkacakmış gibi
atmaya başlıyordu. Genç kız bu durumu doktoruna anlatmış ama ameliyatın
kolay geçmedigini, bir süre sonra düzelecegini söylemişti doktor.
Aylar geçmişti ama hala aynıydı durum. Çiçeklerinin yanına gitti. Her
gün onlarla saatlerce konuşuyor, dertleşiyor, zaman zaman aglıyordu. En
çokta kan kırmızısı gülünü seviyordu. Çünkü kırmızı gülün yeri
apayrıydı.
Kırmızı gül genç kızla beraber gülüyor, onunla beraber aglıyordu. onu
sevdigi gibi görüyordu genç kız. Gülünü, sevdigini ilk gördügünde ona
hediye edecegine dair yemin etmişti. Başka türlü paylaşamazdı gülünü
kimseyle.
Kapı çaldı aniden. Kapıyı açtı ama kimse yoktu. Gözü yerdeki beyaz
zarfa ilişti. Yavaşça egilip zarfı yerden aldı. Birden kalbi deli gibi
atmaya başladı. Ne oldugunu anlayamıyordu. Zarfın üzerinde ne bi isim,
nede bi adres vardı. Zarfı açtı içinden beyaz bi kagıda yazılmış bir
mektup çıktı. Onun kokusu vardı kagıtta. Evet onun kokusu vardı. Başı
dönmeye başladı. KOltuguna geçip oturdu yavaşça. Kagıdı açtı ve elleri
titreyerek okumaya başladı.
Sevgilim, senden ayrıldıktan sonra, bir kalbe iki sevginin
sıgmayacagını bildigimden dolayı, ne bir kimseyi sevebildim, ne de
kimseye bakabildim. Her günüm digerinden daha zor geçti; çünkü her gün
özlemin daha da artıyordu. Sana kitapları dolduracak kadar şiirler
yazdım. Her biri digerinden daha da hüzünlüydü. Yazdım, okudum,
agladım. Her gece seni düşündüm sabahlara kadar, her gece senin yanında
olmak istedim. Her gece sensizlige lanet ettim, uykuları haram ettim
kendime, sensiz olmanın acısını gözlerimden çıkardım. Bir gün herşeyi
degiştirecek bir fırsat çıktı önüme. Bu fırsatı degerlendirmeyip,
kendime haksızlık edemezdim. Senden çok uzaklara gittim, seni unuturum
diye. Ama tam tersi oldu. Seni daha çok özlüyorum artık. Senden çok
uzaklardayım belki ama yine de seni görmek için uzaklardan
gelebiliyorum. Hem de her gece. Seni seviyor, seyrediyor ve egilip
uyurken yanagına bir öpücük konduruyorum. Bazen gözlerini açıp
bakıyorsun, geldigimi bildigini sanıyorum ama yine de o tatlı uykuna
geri dönüyorsun. Yarın birbirimizi sevmemizin altıncı senesi. Hep ben
geldim şimdiye kadar senin yanına, yarın da sen gel olur mu sevgilim.
Ha, unutmadan, sana hep sözünü ettigim kalbime iyi bak olur mu? Çünkü
gözyaşlarımla, adını yazdım ona. Seni senden bile çok seven bir sevgin
var, kalbin içinde. Unutma, kırmızı gülü de unutma olur mu?..
Seni seviyorum... Yanıma gelinceye kadar da sevecegim...
SEVGİLİN.
 TurkChat Sohbete girip Türk Arkadaslik Kanallarinda turkce sohbet etme imkani. Her dilden Avrupa sohbet amerika turk sohbet kanallari
|
Yorumlar |

|
|