Konuşamayan kimselere verilen ad. İki türlü dilsiz
vardır: Doğuştan dilsiz ve sonradan olma dilsiz. Doğuştan dilsizlik,
genel olarak kalıtımla gelen bir hastalık şeklinde belirdiği gibi
doğumdan önce gelişimin durmasında ve yakın akraba evliliklerinde
görülür. Sonradan gelen dilsizlik ve difteri, kızamık, tifüs ve beyin
hastalıklarından sonra görülür.
Dilsizlik, hiç konuşamamaktan ileri gelebildiği gibi, doğuştan sağır
olanların hiç işitmedikleri için söyleme alışkanlığı edinmemiş
olmalarından da ileri gelir.
Konuşmak ve anlaşmak ihtiyacı, dilsizleri, his ve fikirleri anlatan
çeşitli hareketlere dikkat etmeye zorlamıştır. Böylece, dilsizlerde
hareket ve işaretler, kelime yerini tutmuştur.
XVIII. yüzyıldan bu yana dilsiz ve sağırların öğretimi için önemli
adımlar atılmış ve bütün medenî ülkelerde, dilsizler için öğretim yapan
okullar kurulmuştur. Bu okullarda okuyan dilsizler, böylece okuma ve
öğrenme ihtiyacım karşılamak imkânını bulmuşlardır.
Dilsizlere öğretmek için takip edilen iki metot vardır:
1 - işaret metodu: Bu metotla dilsizlere el alfabesi ve işaretlerle
ders verilir. Dilsizler de anlatmak istediklerini, el alfabesi ve
işaretlerle anlatır. El alfabesi ya da bir elin ya da iki elin yardımı
ile meydana gelen bazı şekillere harf değeri vermekle meydana
gelmiştir. 2 - Ses metodu: Bu metotla dilsizlere, konuşurken dudakların
ve öbür ses organlarının hareketlerine dikkat etmeleri ve bunları
taklit etmeleri öğretilir.
 TurkChat Sohbete girip Türk Arkadaslik Kanallarinda turkce sohbet etme imkani. Her dilden Avrupa sohbet amerika turk sohbet kanallari
|